Sayfalar

3 Aralık 2011 Cumartesi

Koskoca 60 Dakika!!!

Tüm hazırlıklarım tamamdı artık. Davetimide yapmıştım. Gelir diye ümit etmiştim. Gelmeliydi. Nolurdu ki gelse. O kadar yaşanmışlığın hatırına son bir konuşma. Dinlemek gerekmezmiydi bu adamı? İlk ve son kez dinlenemezmiydi? Ben tabiki söylediğim satten çok daha erken başladım çalışmalara. Çiçekçiye son bir kez uğradım. Hmmmmm... Güzel olmuş güzel. Ellerine sağlık. Şimdi bunu dökmeden, bozmadan götürelim. Kazasız belasız yemek yemeyi planladığım mekana vardık. "Yahu ortalık yere koymayın şunu. Şu arkaya koy. Dikkat et olm. Buraya kadar sağ salim getirdik, son dakkada bi sorun çıkarmayın bana.". Stresliydim. Ayrıca çok heyecanlıydım. Hayatımda ilk kez birisine evlenme teklif edecektim. "Not kağıdını ver bakıyım." Yüzüğün bulunduğu kutunun içine ufak bir not yazdım. Onu illaki okuyacaktı. Merak edecekti ve yüzüme bakacaktı. İşte o anda söyleyecektim. Tamam. Artık herşey hazır. Yaklaşık 1 metreye 2,5 metrelik çiçek havuzunun tam ortasına yerleştirdim yüzüğü. Kapağı açık tabiki. Görünsün dimi. Sonra garsonlara sıkıca tembihledim. "Bakın yemek yicez sonra masayı komple kaldıracaksınız. Çiçeği getireceksiniz. Bi sakarlık yapmayın bak. Rezil etmeyin beni burda. Şu şamdanlar masanın etrafında dursun. Şurdakileri de alın. Her köşeye koyun bir tane. Geldiğinde biriniz de şu mumları yaksın. Şu ışıkları kapatın mutlaka. Hafif loş olsun ortam. Biz yemeğimizi bitirmeye yakın şu şarkıyı çalın. Sesini fazla açmayın. Mırıldanırmış gibi gelsin. Benim sesimi bastırmasın yani. Bu şarkı çalarken birkaç şey söylemek istiyorum.
Mekan sahibine ne kadar dua etsem azdır. Adam az uğraşmadı o akşam. Masa ortada bir yerde. Etrafındaki masalara müşteri alınmıyor. Allah razı olsun adamcağızdan. Ne diyim. Eveeeet... Artık herşey hazırdı. Sıra en zor işi yapmaya geldi. Beklemek!!!... Daha da bir saat var!! Offff.... Yuhhhh yaaaa.... Yıllar geçti, şu bir saat geçemedi bir türlü!!!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder